Son Güncelleme: 17 Ağustos 2026
ABD vize başvurusunda sosyal medya hesaplarının beyan edilmesi zorunludur. Bu yükümlülük 31 Mayıs 2019’dan beri yürürlükte ve turistik B-1/B-2 başvuruları da dahil olmak üzere başvuru sahiplerinin neredeyse tamamını kapsıyor. Ancak son dönemde sık karıştırılan ikinci bir kural daha var: bazı vize kategorilerinde profillerin herkese açık hale getirilmesi isteniyor. Bu iki şart aynı şey değil ve aynı kişileri kapsamıyor.
ABD vizesinde sosyal medya beyanı zorunlu mu?
Evet. ABD Dışişleri Bakanlığı 31 Mayıs 2019 tarihinde göçmen ve göçmen olmayan vize başvuru formlarını güncelleyerek sosyal medya kimlik bilgilerini soru listesine ekledi. Bakanlığın kendi açıklamasında bu değişikliğin “dünya genelindeki ABD vize başvuru sahiplerinin çoğundan” ek bilgi istemek amacıyla yapıldığı belirtiliyor.
Güncelleme üç formu birden kapsadı: göçmen olmayan vizeler için çevrimiçi DS-160 formu, bunun kağıt yedeği olan DS-156 ve göçmen vizeleri için DS-260. Turistik veya ticari amaçlı seyahat eden bir başvuru sahibi DS-160 doldurduğu için bu soruları görür.
Düzenlemenin dayanağı 6 Mart 2017 tarihli Başkanlık Muhtırası ve 13780 sayılı Başkanlık Kararnamesi’nin 5. bölümü. Amaç, başvuru sahibinin kimliğinin doğrulanması ve güvenlik taramasının derinleştirilmesi olarak tanımlanıyor.
DS-160 formunda tam olarak ne soruluyor
Form, başvuru sahibinden sosyal medya platformlarında kullandığı kullanıcı adlarını istiyor. Resmî tanıma göre “kullanıcı adı” veya “kimlik bilgisi”, kişinin bu platformlarda kullandığı herhangi bir ad anlamına geliyor; Facebook, Twitter ve Instagram örnek olarak sayılıyor ancak liste bunlarla sınırlı değil. Formun kendisi hangi platformlar için bilgi istendiğini açıkça listeler.
Beyan tek bir hesapla sınırlı değil. Resmî belgede başvuru sahiplerinin “listelenen tüm platformlar için tüm kullanıcı adlarını” vermesi gerektiği yazıyor. Yani aynı platformda birden fazla hesap varsa hepsi yazılmalı.
İstenen şey yalnızca hesap adıdır. Gönderi içeriği, mesajlar veya arkadaş listesi forma yazılmaz.
Son 5 yıl kuralı ne anlama geliyor
Beyan yükümlülüğü geçmişe dönük olarak beş yılı kapsıyor. Resmî FAQ belgesinin ifadesiyle, başvuru sahibi formda listelenen sosyal medya platformlarından herhangi birini önceki beş yıl içinde kullanmışsa, o platforma ait kullanıcı adını forma yazması gerekiyor.
Bu, hesabın hâlâ aktif olup olmamasından bağımsız bir kural. Beş yıl içinde kullanılmış ve sonradan kapatılmış bir hesap da beyan kapsamına girer.
Konsolosluk sosyal medya şifresi ister mi?
Hayır. Dışişleri Bakanlığı bu konuda açık: “Yalnızca sosyal medya kullanıcı adlarını istiyoruz. Konsolosluk görevlileri kullanıcı şifrelerini talep etmeyecektir.” Aynı belgede görevlilerin başvuru sahiplerinin platformlarda uyguladığı gizlilik ayarlarını aşmaya çalışmayacağı da belirtiliyor.
Şifre isteyen bir kişi ya da site resmî süreçle ilgili değildir.
Sosyal medya hesabı olmayanlar ne yapmalı
Sosyal medya sorularına cevap vermek zorunlu, ancak hesabı olmayanlar için form “None” (yok) seçeneğine izin veriyor. Resmî belgede, hiç sosyal medya kullanmamış başvuru sahiplerinin “kullanıcı adı verememesi gerekçesiyle reddedilmeyeceği” açıkça yazıyor.
Yani hesap sahibi olmamak başlı başına olumsuz bir durum değil. Sorun, hesabı olduğu halde beyan etmemekten çıkıyor.
“Profili herkese açık yapın” şartı kimleri kapsıyor
Burası en çok karıştırılan nokta. Sosyal medya hesabını beyan etmek ile profili herkese açık hale getirmek iki ayrı yükümlülük ve aynı kişileri kapsamıyorlar.
Dışişleri Bakanlığı’nın 25 Mart 2026’da güncellenen duyurusuna göre, 30 Mart itibarıyla “çevrimiçi varlık incelemesi” (online presence review) şu göçmen olmayan vize sınıflarını da kapsayacak şekilde genişletildi: A-3, C-3 (ev hizmetlisi ise), G-5, H-3, H-3’e bağlı H-4, K-1, K-2, K-3, Q, R-1, R-2, S, T ve U. Bunlar, daha önceden bu incelemeye tabi olan H-1B başvuru sahipleri ile bakmakla yükümlü oldukları kişilere ve F, M, J öğrenci/değişim programı vizelerine ek olarak sayılıyor.
Duyuruda, bu incelemeyi kolaylaştırmak amacıyla sayılan kategorilerdeki başvuru sahiplerine “tüm sosyal medya profillerindeki gizlilik ayarlarını ‘public’ ya da ‘open’ yapmaları” talimatı verildiği belirtiliyor.
Bu listede B-1/B-2 turistik ve ticari amaçlı ziyaretçi vizesi yer almıyor. Yani turistik bir seyahat için başvuran biri sosyal medya hesaplarını forma yazmakla yükümlü, ancak profilini herkese açık hale getirmesi yönünde bir talimat kendisine verilmiş değil.
Bu ayrım, hangi vize türüne başvurulduğuna göre değiştiği için başvuru öncesinde kategori doğru belirlenmelidir. Vize türleri ve başvuru sürecinin bütünü için B-1/B-2 vizesinin nasıl alındığını anlatan yazı incelenebilir.
Kimler bu sorulardan muaf
Muafiyet listesi dar ve tamamı resmî/diplomatik nitelikte. Resmî FAQ belgesine göre sosyal medya sorularını yanıtlamaktan muaf olan göçmen olmayan vize türleri şunlar: A-1, A-2, C-2, C-3 (akredite görevlilerin refakatçileri, hizmetlileri veya özel çalışanları hariç), G-1, G-2, G-3, G-4 ve NATO-1’den NATO-6’ya kadar olan kategoriler.
Turistik, ticari, öğrenci ve çalışma vizelerinin hiçbiri bu listede değil. Dolayısıyla sıradan bir seyahat başvurusunda muafiyet söz konusu olmuyor.
Mevcut vize sahipleri ve ESTA durumu
Kural yalnızca yeni başvurulara uygulanıyor. Resmî belgede güncellemenin “sadece yeni vize başvuruları için geçerli olduğu” belirtiliyor; elinde geçerli vize bulunan biri bu nedenle yeniden form doldurmak zorunda değil. Bununla birlikte vize sahiplerinin başvuru anında ve sonrasında sürekli taramaya tabi olduğu da aynı belgede yazıyor.
Vize Muafiyet Programı (ESTA ile seyahat) bu düzenlemenin dışında. Dışişleri Bakanlığı’nın güncellemesi vize başvuru sahiplerini kapsıyor, ESTA ile seyahat edenleri değil; ESTA İç Güvenlik Bakanlığı’nın yetki alanında. Türkiye Vize Muafiyet Programı’nda yer almadığı için Türk vatandaşları zaten vize başvurusu yapmak durumunda.
Eksik veya yanlış beyanın sonucu
Resmî belge, vize başvurusunda veya mülakatta doğru ve dürüst yanıt verilmemesinin konsolosluk görevlisi tarafından vizenin reddedilmesiyle sonuçlanabileceğini belirtiyor. Başvurunun mümkün olduğunca eksiksiz ve dürüst doldurulması, işlem sürecinde gecikme yaşanmaması açısından da öneriliyor.
Buna karşılık, beyan edilen bilgilerin başvuru sahibinin ırkı, dini, etnik kökeni, milliyeti, siyasi görüşü, cinsiyeti veya cinsel yönelimi temelinde ret gerekçesi yapılması mümkün değil; bu ayrımcılık nedenleri ABD hukukunda ret sebebi olarak tanımlanmamış durumda.
Başvuruda istenen diğer belgelerin bütünü için Amerika vize başvurusunda hangi belgelerin istendiğini anlatan yazı incelenebilir. Başvuru sürecinde profesyonel destek arayanlar Amerika vizesi başvuru süreci ve vize türleri sayfasından ayrıntılı bilgi alabilir.
Sık sorulan sorular
DS-160’ta hangi platformlar soruluyor?
Formun kendisi hangi platformlar için kullanıcı adı istendiğini listeler. Resmî tanımda Facebook, Twitter ve Instagram örnek olarak veriliyor, ancak liste bunlarla sınırlı değil.
Kapattığım bir hesabı yazmam gerekir mi?
Formda listelenen bir platform son beş yıl içinde kullanıldıysa, o platforma ait kullanıcı adı beyan edilmelidir. Hesabın sonradan kapatılmış olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.
Sosyal medya hesabım yoksa reddedilir miyim?
Hayır. Form “None” yanıtına izin veriyor ve resmî belgede kullanıcı adı verememenin tek başına ret gerekçesi yapılmayacağı yazıyor.
Turistik vize için profilimi herkese açık yapmak zorunda mıyım?
30 Mart 2026 itibarıyla yürürlükte olan talimat B-1/B-2 turistik ve ticari ziyaretçi vizesini kapsamıyor. Talimat F, M, J, H-1B ve duyuruda sayılan diğer kategoriler için geçerli.
Konsolosluk gönderilerimi okuyor mu?
Forma yalnızca kullanıcı adı yazılır; gönderi içeriği forma girilmez. Dışişleri Bakanlığı yalnızca kullanıcı adı topladığını, şifre istemediğini ve gizlilik ayarlarını aşmaya çalışmadığını belirtiyor. Sayılan kategoriler için ayrıca çevrimiçi varlık incelemesi yapılıyor ve o kategorilerde profillerin açık olması isteniyor.
Elimdeki geçerli vize etkilenir mi?
Hayır, düzenleme yalnızca yeni başvurulara uygulanıyor.
Özet
Sosyal medya hesaplarının DS-160 formunda beyan edilmesi 2019’dan bu yana turistik başvurular dahil neredeyse tüm başvuru sahipleri için zorunlu; muafiyet yalnızca diplomatik kategorilerde. Beyan son beş yılı kapsıyor, tüm platformlardaki tüm kullanıcı adlarını içeriyor ve şifre istenmiyor. Hesabı olmayanlar “None” yanıtını verebiliyor. 30 Mart 2026’dan itibaren genişletilen “profili herkese açık yapma” talimatı ise ayrı bir kural ve B-1/B-2 ziyaretçi vizesini kapsamıyor.
Vize başvurularında nihai karar konsolosluğun takdirindedir. Kural değişiklikleri Dışişleri Bakanlığı tarafından güncellenebildiği için başvuru öncesinde travel.state.gov üzerindeki DS-160 sayfası kontrol edilmelidir.
Bir önceki yazımız olan Amerika Vize Başvurusu Yapacakların Dikkatine başlıklı makalemizde Amerika vize başvurusu hakkında bilgiler verilmektedir.



